TRANSMİSYON ONAİR
RBS-RF MONTAJI
1994 yılından başlayarak 2006 yılı sonu itibari ile halen devam edilen çalışmalarımızda , Ericsson sistemleri kullanılmaktadır. Bu sistemleri ve kullanılan ekipmanları çok iyi tanıyan saha teknik personelimiz, sistem montajlarında gerekli olan ekipmanımız ile desteklenmektedir. Bu yeterlilikler işin kalitesini ve hızını yükseltmekte ve beklentilere karşılık verebilmektedir.
Yapılan bu çalışmaları kısaca özetler isek ;
RBS, BTS, DC, RF Montajı; GSM Baz istasyonlarının montajlarının yapılması için gerekli odanın hazırlanmasından veya konteynırın konulmasından sonra indoor montajının yapılması aşamasına geçilir. Bu kapsamda RBS’lerin yerleştirilmesi, yedek enerji sağlayan akü gruplarının yerleştirilmesi, M/L iç cihazlarının montajı, 2 mgbite transmisyon yolunun hazırlanması, enerji dağıtım panosunun montajı ve bu cihazların kendileri aralarındaki gerekli fiziksel kablo bağlantılarının yapılması, antenlerden gelen 7/8 ve 1/2 coaxiel kabloların jumperlar ile RBS cihazlarına girilmesi ve cihazlara dizüstü bilgisayarlar ile gerekli softwarelerin yüklenmesi çalışmalarını kapsar.
M/L Montajı,Devreye Alma, Altyapı, Klima, Enerji Abonelik, Paratoner-yıldırım yakalama çubuğu, Uçak ikaz montajları olarak yapılan bu çalışmalar RF ekip gruplarımızın sorumluluğundadır. Ekiplerimiz, başlarında konusunda eğitimli ve tecrübeli bir ekip şefi ve yardımcısı olmak üzere 5 şer kişilik gruplardan oluşmaktadır. Ekiplerimizdeki yapıyı New site ve Revizyon-sektörizasyon çalışmalarımızın içeriğine göre ekipteki çalışan sayısında artma veya azaltma yapabilmekteyiz. İşin kalite ve hızlı üretilmesi için ise kontrol noktasında saha denetimimiz mevcuttur. Bu çalışmalar sırasında hizmette kaliteden ödün vermeyen ve bir çok başarılı projelere imza atmış olan firmamız sektördeki 12 yıllık mesleki deneyimlerini arttırarak başarısına devam ettirmektedir.
BAZ İSTASYONLARI İLE İLGİLİ BİLMENİZ GEREKENLER
Baz istasyonlar niçin kurulmaktadır?
Baz istasyonları, gerekli görülen yerleşim birimlerinde, mobil telefonlarla (cep telefonu) haberleşmeye yönelik kapsama alanı sağlanabilmesi amacıyla kurulmaktadır. Baz istasyonların kapsama alanına girmeyen bölgelerde mobil telefonlarla konuşmak mümkün olmamaktadır.
Baz istasyonlar nerelere kurulabilir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği hücresel yapıda olduğundan şehir içlerinde düşük çıkış güçlerinde, kapsama yapılması gereken yerlere Yönetmelik hükümlerine uyulması kaydıyla kurulabilmektedir.
Baz istasyonların kuruluşu için izin veren yetkili mercii kimdir?
Baz istasyonları alıcı ve vericiye sahip telsiz sistemleridir. 2813 sayılı Telsiz Kanununa göre Kurumumuzdan izin ve/veya ruhsat alınmadan hiçbir telsiz sistemi kurulamaz ve işletilemez. Baz istasyonlarını kuran işletmeciler bu istasyonlar için il bazında Kurumdan toplu izin almaktadır. Baz istasyonları arı peteği benzeri hücresel yapıda hizmet gördüklerinden; işletmeciler Kurumdan aldıkları toplu izin dahilinde, baz istasyonunun kurulacağı yeri kapsama alanını da dikkate alarak kendileri belirlerler.
Kurumumuz tarafından “Telsiz Kanunu” ve “Telgraf ve Telefon Kanunu”’na dayanılarak çıkarılan ve 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan “10 kHz- 60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereği baz istasyonlarının da dahil olduğu 5 Watt çıkış gücünün üzerindeki tüm sabit telekomünikasyon cihazları kurulmadan önce Kurumumuzdan ön izin anlamına gelen “Güvenlik Sertifikası” nı almak zorundadır.
Baz İstasyon olan bir mevkiiye ikincisinin kurulmasındaki sebep nedir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle kaplamanın sağlanamadığı yerlerde yeni baz istasyonları kurulabilir.
Yakınımızdaki baz istasyonun kaldırılmasını istiyorum. Şikayetimi nereye yapmalıyım?
Baz istasyonu hakkında şikayetler Kurumumuz Tüketici Şikayetleri Merkezine, posta, e-posta, faks veya 130 numaralı hattan telefonla yapılmalıdır. Haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla söz konusu cihazların bulunduğu yerden kaldırılmasının talep edilmesi yerine, Yönetmeliğe uygun faaliyet edip etmediğine veya Güvenlik Sertifikası alıp almadığına veya ölçümü yapılıp yapılmadığına dair başvuru yapılması daha uygun olacaktır. Bunun için gerekli müracaatlar cihazın kullanıldığı yere göre ilgili Bölge Müdürlüklerimize yapılabilir. İllere göre Bölge Müdürlüklerimizin dağılımı ise yine Kurumumuz internet sayfasında bulunmaktadır.
Bölge/mıntıkamızda istemediğimiz baz istasyon için imza toplayarak verilen dilekçenin etkisini, sonucunu ve iletmemiz gereken yeri öğrenebilir miyiz?
Haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla söz konusu cihazların bulunduğu yerden kaldırılmasının talep edilmesi yerine, Kurum düzenlemelerine uyulup uyulmadığı, Güvenlik Sertifikası ve ölçümler hususlarında başvuruların Kuruma yapılması daha uygun olacaktır. Çünkü Kurumumuz baz istasyonlarının Kurum düzenlemelerine uygun olup olmadığını denetlemekte, uygun olmayanların uygun hale getirilmesi veya kaldırılmasına karar vermektedir.
Yakın çevremizdeki baz istasyonunun sağlığımıza zararlı olup olmadığını öğrenmek için ölçüm yaptırmak üzere nereye başvurmalıyız?
Kurumumuz ilgili Bölge Müdürlüklerine veya Yönetmelik gereği Kurumumuzdan Ölçüm Yetki Belgesi Alan Kuruluşlara başvurulabilir.
Baz İstasyonlarının şehir dışına kurulmayıp da şehir içlerinin tercih edilmesindeki sebepler nelerdir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle şehir dışlarına taşınmaları teknik olarak mümkün değildir. Abone sayısına bağlı olarak her geçen gün sayılarının artması teknik bir zorunluluktur. Baz istasyonlarının sayılarının artması çıkış güçlerinin daha da azalması anlamına gelmektedir.
Cep telefonları ile yapılan görüşmeler, baz istasyonları ile cep telefonları arasında karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalgalarla sağlanmaktadır. O nedenle cep telefonuyla görüşme yaparken baz istasyonu ne kadar yakın olursa gönderilen elektromanyetik dalga o kadar küçük, ne kadar uzak olursa karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalga o kadar büyük olmaktadır. Elektromanyetik dalgaların sağlığa zararları da (tam olarak tespit edilmemesine rağmen) büyüklüğü ile doğru orantılıdır.
Baz istasyonu kurmak için, yan komşumuzla yıllık, yüksek miktarda kira ödemek şartı ile anlaşmışlar. Yapılabilecek bir şey var mı?
Kurumumuz işletmecilerin üçüncü şahıslarla yaptığı anlaşmalarda taraf değildir. Baz istasyonlarının kurularak hizmete verilmesi aşamasında, Yönetmeliğin limit değerleri ve Güvenlik Mesafesi hesabı kullanılmak suretiyle, sabit telekomünikasyon cihaz ve sistemlerinin civarında insanların emniyet ve güvenle sürekli bulunabilecekleri alanlar belirlenmektedir. Bu nedenle Kurumumuz tarafından verilen Güvenlik Sertifikasının alınması ile olası etkilerin minimum seviyeye indirilmesi amaçlanmıştır.
Güvenlik sertifikası nedir ve verilmesindeki amaç nedir?
Baz istasyonlarının da dahil olduğu sabit telekomünikasyon cihazlarının, kurularak hizmete verilmesi aşamasında, Kurumumuz tarafından 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 10 kHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin limit değerleri ve Güvenlik Mesafesi hesabı kullanılmak suretiyle, sabit telekomünikasyon cihaz ve sistemlerinin civarında insanların emniyet ve güvenle sürekli bulunabilecekleri güvenli alanlar belirlenmektedir. Kurumumuz tarafından sadece belirtilen limit değerlerin sağlanması değil, sistemin kurulduğu yer ile ilgili ayrıntılı bilgileri içeren teknik dosyaların hazırlanması da istenmektedir (Paratoner, Yetkisiz Erişim, Coğrafi Koordinat, Topraklama, Çıkış Gücü vb.). Konu cihazlara, yapılan değerlendirme sonucu uygun görülmesi halinde faaliyete geçebileceği anlamına gelen (ön izin) Geçici Onaylı bir Güvenlik Sertifikası verilmektedir. Daha sonra Kurum teknik elemanlarınca sistemin yerinde kontrolü yapılmakta ve Yönetmelikte belirtilen teknik kriterlere uygun faaliyette bulunan cihazlara ait Güvenlik Sertifikasının Kati Onayı yapılmaktadır.
Baz istasyonlarının sağlığımıza zararı olup olmadığı konusunda ayrıntılı bilgileri nereden temin edebilirim?
Söz konusu bilgiler; Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK veya üniversitelerin araştırma bölümlerinden temin edilebilir. TÜBİTAK tarafından yayınlanan “Elektromanyetik Dalgalar ve İnsan Sağlığı” konulu Rapor da konuya ışık tutmaktadır.
Baz istasyonları sadece teknik özelliklerine göre mi kuruluyor?
Kurumumuz tarafından sadece belirtilen limit değerlerin sağlanması değil, sistemin kurulduğu yer ile ilgili ayrıntılı bilgileri içeren teknik dosyaların hazırlanması da istenmektedir. (Paratoner, Yetkisiz Erişim, Coğrafi Koordinat, Topraklama, Çıkış Gücü vb.) Ayrıca baz istasyonu kurulacak yerlerin belirlenmesinde çevre kriterlerinin de sağlanması bakımından, Kurumumuzca illerdeki İl Mahalli Çevre Kurullarının da yer seçimine ilişkin görüşü alınmaktadır.
Sadece şikayet olması halinde mi ölçüm yapılmaktadır?
Telekomünikasyon Kurumu, şikayet olsun veya olmasın tüm telekomünikasyon cihazları ve sistemlerinin ölçüm ve kontrollerini yapmaktadır.
Ölçüm yöntemleri ve denetlenmesi hakkında Yönetmelik sadece baz istasyonları mı kapsıyor?
Hayır. Çıkış gücü 5 watt’ın üzerinde olan ve 10 KHz – 60 GHz frekans bandında çalışan tüm sabit telekomünikasyon cihazlarını kapsamaktadır. Örneğin; sabit telsiz ve roleler, Radyo TV vericileri vb.
GSM BAZ İSTASYONLARINDAN YAYINLANAN SİNYALLERİN ZARARLI ETKİLERİ
Bu bilgilendirme
notu, son zamanlarda basında yer alan GSM baz istasyonlarının
sağlığa zararlı olduğu yolundaki yazılar ve bunun sonucunda
ortaya çıkan tedirginliği gidermek üzere hazırlanmıştır. Dünya
sağlık örgütünce benimsenmiş olan kurallara uygun olarak tesis
edilen Baz istasyonların insan sağlığına yönelik bir zararı
söz konusu değildir. Her ne kadar ülkemizde bu konudaki yönetmelikler
yayınlanmamış da olsa, SIEMENS gibi ciddi firmalar kendi iş
disiplinleri gereğince uluslarası standart ve kuralların dışına
çıkmamaktadır. Bu kurallar ekteki yazıda açıklandığı gibi
herhangi bir kişinin de gözleyebileceği kadar basittir. Kısaca:
GSM baz istasyonu anteninin alt ve üst tarafında herhangi
tehlike yoktur. Antenin çevresindeki ilk 6 metreden sonraki uzaklıklarda da herhangi bir tehlike söz konusu değildir. Antene daha yakın mesafelerde ise sürekli olarak bulunulmaması gerekir. Teknolojik gelişmelerin her türlüsü, yaşamımıza kattığı kalite ve yaşam süremizi arttırmanın yanı sıra , zaman zaman insanoğlunu zorlayan zararlı yan etkileri de birlikte getirmektedir. Sentetik maddelerin çevreye ve sağlığımıza olan zararlarını onlardan vazgeçmeden betaraf etmek zorundayız.
Her yıl binlerce vatandaşımızın ölümüne yol açan ve dayanılmaz hava kirliliği ile bir o kadar da dolaylı ölüme neden olan ulaşım araçlarından vazgeçmeyi herhalde düşünemeyiz fakat bunların vasıta olduğu ölümlerin ve sakatlanmaların önüne geçmeyi bu teknolojinin kurallarına göre başarmak zorundayız. Teknoloji, her zaman zararlı yan etkilerinin ötesindeki faydaları ile yaşam süremizi ortaçağlardaki 30 yıllardan bu günkü 80 yıllara taşımıştır.
Bu arada teknolojinin hatalı kullanımı nedeni ile ortaya çıkan zararlı yan etkilerle de karşılaşsak da, bu zararlı etkilerle de yine teknolojik gelişmeler sayesinde mücadele edilebilmektedir. Diğer teknolojik alanlarla karşılaştırıldığında Elektronik Haberleşme teknolojisi bu açıdan en az sabıka kaydı olan teknolojik alandır. Buna rağmen zaman zaman kamuoyunun dikkati ve eleştiri okları bu alana da yönelmektedir. Kamuoyunun bu titizliği aslında son derece yararlıdır. Bilim adamları, mühendis ve sanayiciler bu sayede uyanık bulunmak ve bu konulara dikkat etmek zorunda kalmaktadırlar.
Ancak
her teknolojinin getiri ve götürüsünü kamu oyu önünde dikkatle
değerlendirmek ve bütün iyi şeyleri borçlu olduğumuz bilimsel
bakış açısını daima kollamak zorundayız. Aksi halde haberleşme
cihazları gibi son derece masum bir alana haksızlık etmiş
oluruz. Cep telefonları, diğer adı ile GSM telefonlar, son
5-6 yıldır tüm dünyanın çehresini değiştiren teknolojik gelişmelerden
birisini temsil etmektedir. Bu minik araçların hepimizin ilgisi
ile yaygınlaşması ile birlikte, bunların çalışmasını sağlayan
Radyo Dalgaları yani Mikrodalga radyasyonunun muhtemel zararları
da tartışılır olmuştur.
Oysa bu tür yayınlar dünyamızı 50 yıldır en ücra köşesine kadar kaplamakta idi. Tüm radyo, televizyon, telsiz cihazları, gemi ve uçakların radarları, uydu sistemleri elektromanyetik yayınlar ile çalışmaktadırlar. Ülkemize de bu tartışmalar, telefonun kendisinin gelişi kadar bir gecikme ile gelmiştir ve bu da çok doğal bir toplumsal bilinç belirtisi olarak karşılanmalıdır. Ancak bu tartışmalara bilimsel ve objektif karakter kazandırmak da son derece gerekli bir toplumsal sağlık göstergesidir. Herşeyden önce elektromanyetik yayınlar için kullandığımız ürkütücü "radyasyon" teriminin kansere yol açtığı kesin ve açık olarak bilinen "nükleer radyasyon" ile alakası olmadığını önemle vurgulamamız gerekmektedir.
Teknik
ifadelerde "Radyasyon" yayılan, iletilen anlamında
kullanılan genel bir terimdir. Yani, teknik anlatım ile ışık
da, ısı da, radyo ve televizyon yayınları da birer radyasyon
türüdür. Gelişmiş ülkelerde cep telefonu şebekesi ülkemizle
mukayese kabul etmeyecek kadar yaygınlaşmış durumdadır. Cep
telefonu sinyallerinin ulaşmadığı nokta kalmamış gibidir.
Aşağıdaki Avrupa ülkeleri ve Türkiye'deki kapsama alanlarını
gösteren harita bunu gayet çarpıcı bir biçimde göstermektedir.
(1999 yılındaki durum). Avrupa ülkeleri bu noktaya gelene
kadar GSM baz istasyonlarının olabilecek zararlı etkilerini
çok araştırmış ve tartışmış, sonuçta bu konudaki kuralları
belirleyerek yönetmeliklerini de yürürlüğe koymuştur.
Bu kurallara uyulduğu takdirde - her konuda olduğu gibi- bu teknolojinin nimetlerinden yararlanmak için herhangi bir sağlık endişesi taşımamıza gerek kalmamaktadır. Aksi halde ortalama yaşam süresi bize göre 20 yıl daha fazla olan Avrupalıların genetik yapısının bize göre çok farklı olduğunu düşünmek zorunda kalırdık. Gelişmiş ülkelerde GSM baz istasyonlarından gelecek tehlikelerden korunmak açısından dünya sağlık örgütü WHO tarafından yetkilendirilmiş olan ICNIRP (International Commission on Non Ionizing Radiation Protection) tarafından belirlenen kurallar dikkate alınmaktadır. Tüm dünyadaki GSM işletmecilerinin de bu kurallara uygun olarak şebeke tesis etmesi beklenmektedir.
Gelişmiş ülkelerin Meclisleri de bu kuralların uygulanmasını gözeten kanun ve yönetmelikler yayınlayarak kendi vatandaşlarının sağlıklarını güvence altına almaktadırlar. Ülkemizde de yapılması gereken budur. Söz konusu yönetmeliklerin eksikliği bu günkü verimsiz -ve biraz da seviyesiz- tartışma ortamını yaratmaktadır. Hepsi uluslararası devler olan SIEMENS, ERICSSON, NOKIA, ALCATEL ve MOTOROLA gibi üretici ve GSM altyapısı sağlayıcı şirketler çalışırken uyguladıkları standartları ICNIRP kuralları doğrultusunda belirlemekte ve uygulamaktadırlar. Ülke yönetmeliklerinin yayınlanması ve toplumsal bilincin oluşması ile kural dışına çıkan kötü örnekler de kolaylıkla elimine edilebilirler.
Aslında kurallar teknik bilgisi olmayan kimseler
tarafından dahi gözlenebilecek bir kaç basit prensibe indirgenebilmektedir.
ICNIRP ve başka bilimsel otoriteler tarafından yayınlanan
rapor ve makaleler genellikle kavranması zor teknik ifadeler
içermektedir. Ancak, Mobil telefonun dünyadaki doğum ve yayılma
yeri olan İskandinav ülkelerinden İsveç'te yayınlanan aşağıdaki
yazı hem dünyada otorite olarak kabul edilmiş olan ICNIRP
kurallarını dikkate almakta oluşu hem de kolay anlaşılır olması
açısından okumaya ve sizinle paylaşmaya değer bulunmuştur.
Swedish
Radiation Protection Institute (Statens Stralsskyddsinstitut,
SSI) yayını tercümesi : ISSN 0281-2339 I 97:05özelliğinin
de dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte bu bölgelerde
1-2 V/m lik al İsveçteki mobil telefon şebekesi son zamanlarda
hızla büyümüştür. Ülkenin büyük bir kısmı paralel olarak faaliyet
göstermekte olan 3 operatörden hizmet almaktadır. Bunun en
belirgin işareti direklere, çatılara ve bina duvarlarına monte
edilmiş olan çok sayıda antendir. İsveç Radyasyondan Korunma
Enstitüsü SSI bu antenlerin çevresindeki radyasyon koşullarını
incelemiştir. SSI bu konuda gerek yerel yönetimlerden gerekse
genel kamuoyundan çok sayıda soru ile karşılaşmaktadır. Bu
yazı, radyo ve mikro dalga radyasyonu hakkında bugün için
bilinenleri ve SSI nın kendi araştırmalarının sonuçlarını
açıklamaktadır. Bir mobil telefona gelen çağrı Baz istasyon
vasıtası ile yayınlanarak aboneye gönderilir. Arayan telefondan
söz konusu baz istasyona kadar olan bağlantı da aynen alışılagelmiş
sabit telefon sistemlerinde olduğu gibi kablolar ya da radyo
bağlantıları ile sağlanır. Çağrının baz istasyondan mobil
telefona gönderilmesi ise bu istasyondan yayınlanarak birkaç
metreden başlayıp kilometrelerce mesafeye kadar değişen uzaklıklara
işaretleri taşıyan radyo sinyalleri sayesinde gerçekleşir.
Baz istasyonda bir ya da daha fazla sayıda alıcı ve verici,
yine bir ya da daha fazla sayıdaki antene bağlı olarak çalışırlar.
Geçen yıllarda GSM sistemleri için kurulmuş olan antenler
bundan sonra DCS 1800 (Yeni GSM 1800 sistemleri) sistemleri
için de kullanılacaktır. Daha eski NMT (Mobil telefon, araç
telefonu) sistemine ait olan baz istasyonlar artık kullanımdan
çıkmakta olup daha fazla geliştirilmeyecektir. 900 MHz bandında
çalışan GSM ve 1800 MHz bandında çalışan DCS 1800 yeni Mobil
sistemlerin kullandığı dalga boyları 30cm ve 15 cm dir.
Baz istasyon antenlerinden yayılan radyasyon:
Bir GSM baz istasyonu 900 MHz bandı içinde aynı anda birkaç
farklı telefon kanalını kullanarak çalışabilir. Kanal sayısı
bu istasyonun hizmet vereceği abone sayısına bağlı olarak
1 ila 12 arasında değişir. (Yani kalabalık ve yoğun cep telefonu
kullanımı olan yerlerde daha fazla sayıda kanal kullanılır.)
İstasyonun yayın gücü ise 10 Watt civarındadır. Bir telefon
görüşmesi bu kanallardan birisini zamanın sekizde biri kadar
meşgul eder. (Zaman birden fazla aboneye paylaştırılır, geri
kalan süreyi o anda konuşmak isteyen diğer 7 abone kullanır.
Sistem her bir abone ile ayrı ayrı ilgilenir. Ancak bu işlem
o kadar hızlı olur ki sıra tekrar aynı aboneye geldiğinde
kimse arada başka 7 kişiye hizmet verilmiş olduğunu anlamaz.)
Sonuç olarak baz istasyondaki bir verici, her bir kanalda
tam gücünü ancak aynı anda 8 abone birden görüşme yaptığında
kullanır. Toplam yayınlanan güç en fazla yaklaşık 100 Watt'a
ulaşabilir. Spor salonları, alışveriş merkezleri ve geçitler
gibi iç mekanlarda kullanılan küçük baz istasyonların güçleri
çok düşük olduğundan bu yazıda bu tür istasyonlar konu edilmemiştir.
Antenler genellikle belirli yönlere yayın yapacak şekilde
dizayn edildiğinden, çevrelerine yaydıkları radyasyon gücü
her yönde aynı değildir. Gücün büyük kısmı belirli bir ana
yayın yönünde yoğunlaştırılır, diğer yönlere çok az yayın
yapılır. Anten çevresindeki yayın yoğunluğunu değerlendirirken
bu koşulların dikkate alınması gerekir. Tüm yönler için geçerli
olan kural; antenden uzaklaştıkça radyasyon gücü hızla düşer.
Antenden 5 metre ve daha fazla olan mesafelerde yayın gücü
mesafenin karesi ile orantılı olarak azalır. Örneğin, antenden
olan uzaklık 3 katı artarsa radyasyon yoğunluğu 9 da birine
düşecektir. Antenin yüksekte bulunduğu bir anten direğinin
dibinde iseniz, radyasyon yoğunluğu çok düşük olacaktır, zira
antenler alt ve üst taraflarına yayın yapmazlar.
Bu tür bir antenden yayılan radyasyon toprak seviyesindeki
en yüksek güç düzeyine ancak anten direğinden 50 ila 300 metre
uzaklaştıktan sonra ulaşır, ancak bu mesafede de uzaklıktan
dolayı bu en yüksek güç de mesafenin karesi ile azalma kuralından
dolayı iyice azalmıştır.
Radyo Dalgaları: Baz istasyon antenleri radyo dalgalarını UHF bandında yayın yapan TV istasyonları, örneğin İsveç'teki TV2 ve TV4 televizyon istasyonlarının yaptığına benzer şekilde yayınlarlar. Bu istasyonlar genellikle baz istasyonlarından binlerce kez daha güçlüdürler. Ne GSM baz istasyonları, ne de diğer radyo ve Televizyon istasyonları radyoaktif maddeler ve X ışınları (röntgen ışınları) gibi iyonlaştırıcı radyasyon yaymazlar. Bu nedenle GSM, Radyo ve TV yayınlarını oluşturan radyo yayınlarına non-ionizing, yani iyonlaştırmayan radyasyon adı verilir. Bu türe radyasyon grubuna bildiğimiz ışık, kızılötesi ışık, morötesi ışık, mikro-dalgalar, elektrik ve manyetik alanlar da girer. Radyo dalgalarına ve mikro-dalgalara ilişkin limit değerler son 30 yıldır yürütülen araştırmalar sonucunda belirlenmiş durumdadır. Söz konusu limit değerler bu dalgaların insan vücudunda yol açtığı ısıtıcı etkiye dayandırılmıştır. Yıllar boyunca ihtimal dahilindeki diğer zararlı etkiler de deneysel tartışmalara konu olmuştur. Bu güne kadar zararlı etkiyi gösteren herhangi bir araştırma sonucu bulunmamıştır, bununla birlikte mobil telefon alanındaki gelişme nedeni ile araştırmacılar sürekli olarak yanıtlanması gereken yeni sorularla karşı karşıya kalmaktadırlar.
İzin
verilen seviye: İsveç'te radyo frekans radyasyonu ve yüksek
frekanslı elektromanyetik alanlarla çalışılırken uyulacak
kuralları belirleyen yönetmelikler 1976 dan bu yana yürürlüktedir.
Şu anda yürürlükte olan yönetmelik ASF 1987:2 olarak anılmaktadır,
bu yönetmelik "National Board Of Occupational Safety
and Health" (iş yerleri için) tarafından yayınlanmıştır.
Yerleşim bölgeleri ve kamuya açık alanlara yönelik olarak
yürürlükte bir yönetmelik bulunmamakla birlikte SS-ENV 50166-2
olarak anılan bir Avrupa standardı vardır. Bu standart, iş
yerleri ve yerleşim yerleri ile kamuya açık alanlar için geçerli
tavsiyeleri içerir. Bu standarttaki iş yerlerine yönelik kurallar
büyük ölçüde ASF 1987:2 ile aynıdır. Yerleşim bölgeleri ve
kamuya açık alanlarda izin verilen radyasyon düzeyleri ise
iş yerlerine göre 5 misli daha düşüktür. Yerleşim yerleri
ve kamuya açık alanlarda izin verilen radyasyon düzeyi 900
MHz de 4.5 W/m2 (radyasyon yoğunluğu) ya da 41V/m (Alan Kuvveti)
olarak belirlenmiştir. Aynı seviyeler Dünya Sağlık Örgütü
WHO tarafından da benimsenmiştir.
Sonuçlar: Geçen birkaç yıl içinde SSI mobil telefon anten direkleri çevresindeki radyasyon üzerinde muhtelif araştırmalar yürütmüştür. SSI ın ölçüm ve hesaplamalarının sonuçları aşağıdaki maddelerde özetlenebilir: 1.. İzin verilen limitler antenin yayın yapan yüzeyinin 1 (bir) metre kadar önündeki mesafe içinde aşılmaktadır. Buna göre antenin bir direk üzerine ya da binanın duvarı üzerine yerleştirilmesi halinde insanların aşırı radyasyona maruz kalmaları ihtimali bulunmamaktadır. Antenin binanın çatısına bakım personeli ya da başkalarının buralarda çalışırken radyasyona maruz kalmalarına meydan verecek biçimde monte edilmesi halinde ise National Board Of Occupational Safety and Health tarafından belirlenmiş olan güvenlik kurallarına dikkat edilmesi gerekmektedir. 2. Antenden 10 metre kadar uzaklaşıldığında radyasyon yoğunluğu çok düşüktür. Antenin yüksek bir yere konulması halinde yerdeki radyasyon yoğunluğu izin verilen limitlerin 10 da birinden az olmaktadır. Toplumun ilgi gösterdiği pek çok yerde radyasyon yoğunluğu izin verilen seviyenin binde birinden de az olduğu kanıtlanmıştır. 3. Antenler yayın yönlerinin dışındaki yönlerde çok düşük seviyelerde yayın yaparlar. Anten binanın bir duvarına monte edildiğinde antenin arkasına rastlayan bölgedeki radyasyon izin verilen seviyelerin çok altındadır, özellikle duvarların radyasyonu zayıflatma an kuvvetlerinin bulunabileceği de bilinmektedir. Bu alan herhangi bir radyasyon koruma sorunu yaratmasa da hassas elektronik cihazların çalışmalarını olumsuz olarak etkileyebilir. 4. Baz istasyonlardaki teknik cihazlar ve anten kabloları dikkate değer bir radyasyon yaymazlar. Belirli durumlarda hassas ölçü aletleri kullanılarak bu elektrik alanları ölçmek mümkün olmakla birlikte, bu seviyeler izin verilen limitlerin çok altındadır. 5. Sonuç olarak mobil telefon baz istasyonları radyasyon açısından herhangi bir risk ortaya çıkarmamaktadırlar.
uts bilişim telekomünikasyon,kablolu tv,güvenlik sistemleri,uydu sistemleri
telekomünikasyon,uydu sistemleri,güvnlik sistemleri,uyducu,perpada uyducu,perpa uydu sistemleri,santralci,telefon santralları,telefon santral sistemleri,santral satuışı,anten,lnb,santral,karel,next kamera,next,nekt,nekt kameralar,next kamera sistemleri,anten sistemleri,telekominikasyon,smatv sistemleri,telefonlar santrallar,avtech, av tech,smatv sistemleri, cpcam, cp cam, kamera sistemleri, alarm sistemleri, hırsızalarm, hırsız, alarm sistemi, elektronik, gizli kamera, ccd, renkli kamera, cctv sistemleri,kameralar, canlı kameralar, güvenlik kamerası, smatv sistemleri, kamera, lens, ir kamera, gece gündüz kamera, ip kamera, keypad, pır dedektör, yangın sistemleri, duman dedektörü, lnb, çanak, çanak anten, modül, kart, şifre, şifre kart, güncel frekans, izmit, kocaeli, cctv, gizlikamera, uzak izleme, çoklu uzak izleme, dvr, 3deyes,smatv sistemleri, pcc,smatv sistemleri, magellen, espirit, spectra, siren, pır dedektör, cas interface, dreambox, dm 500s, dm 7020, starbox, humax, next, goldmaster, sunny, vestel,, nextstar, nekststar, levent eren, xemoforum, celsa, botech, tamirci, kablosoz kamera,UYDU ANTEN SİSTEMİ,interkom,interkom çözümleri, TRON, PHİLİPS, SONY, ÇANAK ANTEN İZMİT, ANTEN KABLOSU, SKART KABLO, HDMI KABLO, TFT, PLASMA TV, LİG TV DİGİTÜRK, UZAKTAN KUMANDA, LNB, LNB ÇOKLAYICI,webtasarım.kaliteli hizmet,smatv sistemleri,profesyonel çözümler,smatv sistemleri,web sitesi,al,iletişim,iletism,,ver,d12,ff1,sev,sevgi,tasarım, bestelektronik,cctv sistemleri,cctv sistemleri,kaliteli web çözümleri,webtasarımı,bestwebtasarım,domain adı tescili,elektronik ürün satışı,bestelektronik,bestprofesyonel,webtasarımı,avtech, av tech, cpcam, cp cam, kamera sistemleri, alarm sistemleri, hırsızalarm, hırsız, alarm sistemi, elektronik, gizli kamera, ccd, renkli kamera, kameralar, canlı kameralar, güvenlik kamerası, teknik servis, bilgisyar, smatv sistemleri, elektronik tamir servisi, kamera, lens, ir kamera, gece gündüz kamera, ip kamera, keypad, pır dedektör, yangın sistemleri, duman dedektörü, lnb, çanak, çanak anten, modül, kart, şifre, şifre kart, güncel frekans, izmit, kocaeli, cctv, gizlikamera,smatv sistemleri, uzak izleme, çoklu uzak izleme, dvr, 3deyes, pcc, magellen, espirit, spectra, siren, pır dedektör,metasat, cas interface, ınterkom çözumleri,dreambox, uyducu,dm 500s, dm 7020, starbox, humax,interkom cozumlerı, next, goldmaster, sunny, vestel, nextstar, nekststar, elektronik, levent eren, xemoforum, celsa, botech, tamirci, kablosoz kulaklık,cctv sistemleri, LNB, LNB ÇOKLAYICI,cctv sistemleri,bestelektronik,cctv sistemleri,interkom,webtasarımı,avtech, av tech, cpcam, cp cam, kamera sistemleri, alarm sistemleri,TEYP,PIONEER KEH3600,KEH8600,KEH8500,keh9500,smatv sistemleri,dijital receiver,webtasarım,web dizayn,webdizaynı,dijital resıvır,wepsayfasıtasarımı,web,tasarım,cnc,anatoliareklam,mericotomotiv,rain wepcam,smatv sistemleri,sony dijital kamera,dsc t7,smatv sistemleri,cyber shot,canon,denon,kenwood,hıtachı,genchedef,sürücü kursu,sürücükursu,tasarım,bestwebtasarım,muzo,tasarım,web,bestprofesyonel,ucuz websayfası,ucuz site,hesaplı web sayfası,vestel 51 ekran televizyon,ışıklı ışıksız tabela,bostancıda telekominikasyon,telekominikasyom,tefonlar,bakkalköyde tamirci, interkom çözümleri,adaprtörler,cctv sistemleri,,smatv sistemleri,cctv sistemleri, adapters,hoparlör,kolon,cdçalar,smatv sistemleri,bord,rem,smatv sistemleri,cpu,işlemci,televizyon,smatv sistemleri,monitör,email reklamı,panasoanic,interkom çözümleriniz için uts bilişim,perpada antenci,perpada uyducu,smatv sistemleri,perpa güvenlik,prpa kamera,kamera sistemleri,anten sistemleri, tasarım,kadıköy tasarım,driwer,driver,tasarım sanatı,tasarım sanaatı,wepcam driveri,793sf,samsung monitör,bestprofesyonel,webtasarımı,avtech, av tech, cpcam, cp cam, kamera sistemleri, alarm sistemleri, hırsızalarm, hırsız, alarm sistemi, elektronik, gizli kamera, ccd, renkli kamera, kameralar,cctv sistemleri, canlı kameralar, cctv sistemleri, güvenlik kamerası, teknik servis, bilgisyar, elektronik tamir servisi, kamera, lens, ir kamera, gece gündüz kamera, ip kamera, keypad, anten sistemi,pır dedektör, yangın sistemleri, duman dedektörü,kamera, lnb, çanak, çanak anten, cctv sistemleri,modül, kart, şifre, şifre kart, güncel frekans, izmit, kocaeli, cctv, gizlikamera, uzak izleme,interkom,internet, çoklu uzak izleme, dvr, 3deyes,smatv sistemleri, pcc,

